
AK Parti Konya Milletvekili Hüsnü Tuna’nın organizasyonu ile, Konya ve İstanbul Dernekleri DSİ Genel Müdürlüğü'ne çıkarma yaptı. DSİ Genel Müdürlüğü'nde yapılan toplantıya; İstanbul, Ankara ve Konya’ya ait,, 14 dernek katıldı. DSİ Genel Müdürü Haydar Koçaker ve yardımcıları, daire başkanları ve teknik heyet toplantıya katıldı. Bilgi alışveriş ortamı sağlanan toplantıda, suyu olan ama suyu kendisi kullanamayan Bozkır’ın yıllardır süren bu yarasının ne zaman son bulacağı soruldu.
DEVLETİN ASLİ GÖREVİDİR Konu hakkında görüşlerini açıklayan İstanbul Dernek Başkanı Ahmet Ayyıldız şunları söyledi; ''Bozkır’daki göçün arkasında yatan sorun, Bozkır’ın susuzluğudur. Şu anda İstanbul’da geçim çok zor, yüzlerce insanımız, Bozkır’a memleketine dönmek istiyor. Fakat, ekilebilecek alanlarımız ,maalesef susuz. Bunun çaresini araştırmak ve çözüm üretmek, bizim kadar devletimizin asli görevleri arasındadır. Neden, bu susuzluğumuza çare olunamamaktadır? Eldeki veriler ile, Çağlayan Göleti yükseltilsin istiyoruz olmuyor. Yeni göletler yapılabilir, ama bunun çok uzun vadede Bozkır’a faydası olur. Şu anda elimizde bulunan Çağlayan Göleti'nin yükselmemesinin ardında, başka bir şeyler mi var?''
BU SORUNU AŞMAK VATANSEVERLİKTİR Heyette bulunan Emekli Öğretmen ve Bozkırlılar Derneği üyesi Mehmet Apan ise, Bozkır topraklarından yaklaşık 600 milyon metreküp suyun alındığını; (Bozkır’ın içinden 165, Mavi Tünelden 435) Sarot Gölü'nde ise, yaklaşık 165 milyon metreküp suyun düdenlere gittiğini; Çağlayan Göleti'nin de, 10 metre yükseltilmesi halinde, alınacak suyun sadece 10 milyon metreküp olduğunu, belgelerle ve daha önceden hazırlanan görüntülerle, ifade etti. Bunun yapılmasının bir vatanseverlik olduğunu ifade eden Mehmet Apan, bu sorunun aşılması halinde, Bozkır’a geri dönüşlerin olacağını sözlerine ekledi.

KİMLERİN ÇIKARI VAR? Harmanpınarlılar Derneği Başkanı Hacer Karahan da, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: ''Bozkır’da yaşamak zordur, bir de bu zorluğa suyun eklenmesi, insanımıza yapılan en büyük haksızlıktır. Bozkır Organik Tarım Bölgesi ilan edildi. Eskiden olduğu gibi, hayvancılık yapılsın isteniyor. Bunların yapılabilmesi için, suya ihtiyaç var. Bozkır insanına, neden bu suyun verilmesi engellenmektedir? Kimlerin çıkarı olabilir? Bu özelliğiyle, Bozkır’da ne yaparsanız yapın boşuna. Bozkır’da doğup Bozkır’a faydası olamayan, su sorunu insanlık ilkeleriyle de bağdaşmaz. Adını ne koyarsanız koyun, yeni baraj mı yapılır, yoksa şu an yapılmakta olan Çağlayan Göleti yükseltilir mi bilemem ama; Bozkır insanına değer verilmemekle, eş değer bir anlayıştır. Biz, Bozkır'da tarım ve hayvancılık yapmak istiyoruz. Bunun için, illaki su lâzım.'' dedi.

Ankara Bozkırlılar Dernek Başkanı Hasan Basri Yalçınkaya da, Sarot Gölü’ne Temmuz ayında çıkıpta burada su yok demenin, mantıksız bir yaklaşım olduğunu ve Bozkır insanıyla alay etmenin, başka bir versiyonu olduğunu ifade etti. Çünkü, Sarottan alınacak 10 milyon metreküp suyun; Şubat, Mart ve Nisan'da alınacağının altını çizdi. Heyet içinde söz alan diğer dernek başkanları da, Bozkır suya kavuşursa; 50 bin dekar alanın, suya kavuşacağının altını çizdi. Bundan, Sazlı, Bozdam, Bağyurdu, Bademli, Karacardıç, Harmanpınar, Akçapınar, Yolören ve Pınarcık köylerinin sulanacağı da ifade edildi. DSİ Genel Müdürü Haydar Koçaker de, Nisan ayının son haftasında, teknik bir heyetin Bozkır Sarot Gölü ve civarları için, görevlendireceğini ifade etti. Milletvekili Hüsnü Tuna da, bu süreci takip edeceğini söyledikten sonra, toplantı sona erdi.

|